15 Haziran 2014 Pazar

14 Haziran 2014: İngiltere'nin İlk Ciddi Sınavı

Merakla beklediğimiz İngiltere 4-2-3-1 taktiğiyle çıktığı D grubundaki ilk maçında İtalya'ya 2-1 yenildi. 
Kalede Hart; geri dörtlüde Johnson, Jagielka, Cahill, Baines; ortada Gerrard ve Henderson; sol tarafta Rooney, sağda Welbeck, forvet arkası Sterling ve ilerde Sturridge dizilişiyle sahaya çıktılar. 


En başta şunu söylemek gerekiyor. İngiltere oynadığı oyunla bu maçtan puansız ayrılmayı haketmedi. İtalya doğru dürüst top oynamadan maçı kazandı. Şaşırtıcı değil tabi. İngiltere açısından maçı değerlendirecek olursak:
1- Bu takımın en zayıf yeri defansı. Hart belki daha önceki kaleciler dikkate alındığında (D. James, P. Robinson, Green felaketleri) iyi bir kaleci ama hala üst düzey bir kaleci değil. Johnson formsuz, 31 yaşındaki Jagielka'nın uluslararası maç eksiğini belli oluyor ve Cahill de sanki sürekli nerede durması gerektiğini hatırlatan bir Terry'ye ihtiyaç duyuyor. Baines ise benim için dünkü maçtaki en büyük hayal kırıklığı oldu. Hem defansta hem ilerde etkisizdi. Özellikle İtalya'nın ikinci golünde Candreva'ya bu kadar rahat orta yaptırması kalitesine yakışmadı. Tabi önünde oynayan ve defansif anlamda Baines'e hiç yardım etmeyen Rooney'e de değineceğiz.
2- Kornerler felaketti. Maçta 9 korner kullandılar ve hiçbiri tehlike yaratmadı. Sürekli arka direğe kesmeye çalıştılar. Soldan Gerrard sağdan Baines kullandı ve Baines üst üste kötü kullanınca sağdan da Gerrard kullanmaya başladı ama o da kornerleri iyi kullanamadı. Üzerinde çalışmaları gerekiyor diye düşünüyorum. O kadar korneri İtalya kullanmış olsaydı en az iki gol çıkartırlardı.
3- Rooney "ben artık büyük topçu değilim" diye bağırıyor. Her ne kadar golün asistini yapmış olsa da banko ilk onbir oyuncusu görüntüsünden oldukça uzak. İlerde oynamak istiyor ve Hodgson onu sol tarafta oynattığı için -birçok ortamda bunu dile getirmekten çekinmiyor- mutsuz. İsteksiz, keyifsiz ve yerini yadırgıyor. Maçtaki efsane korneri de uzun süre unutulmayacak cinstendi. Kendisine, Scholes'ün "Rooney o treni kaçırdı, O artık bir yıldız değil" açıklaması hatırlatıldığında "ne dediği umrumda değil" dese de, nerde yanlış yaptığını düşünmeye başlaması gerekiyor. Hodgson Uruguay ve Kosta Rika maçlarında Barkley (maça sonradan girdi ve takıma hareket getirdi) ve Lallana alternatiflerini daha ciddi düşünmek zorunda.
4- Sturridge bu takımın alternatifi olmayan tek adamı. Gol yollarında etkili, bitirici ve hızlı. İlerde yapılması gereken ne varsa yapıyor. Liverpool ağırlıklı hücum hattında nerde durması, nereye gitmesi gerektiğini çok iyi biliyor. İngiltere uzun yıllar aradığı ve bulamadığı forvetini buldu.
5- Sterling bu turnuvanın genç yıldızı olabilir. Taktik dizilişte forvet arkası olarak görünse de sağ tarafı daha çok kullandı. Sturridge'ın attığı gol, sol taraftan Rooney'nin yaptığı orta ile geldi ama İngiltere ataklarının nerdeyse tamamı Sterling'in olduğu sağ taraftan geldi. Çok hızlı ve hiç zorlanmadan adam geçebiliyor. Sağda Johnson'a yardım etti ve maç boyunca hiç durmadı. Şu ana kadar yapılan maçlarda izlediğim en iyi oyuncu -belki Oscar'la birlikte- diyebilirim.

Eski yıllardaki İngiltere'nin aksine bu takım atağı daha fazla düşünüyor. "Uzun top oyna - uzun forvet topu indirsin" anlayışını terketmiş olmaları seyir zevkini de arttırmış görünüyor. İtalya karşısındaki bu İngiltere'yi -olumsuz tarafları olmasına rağmen- ben beğendim. Gerrard'ın pozisyonu bence penaltıydı ve verilmiş olsa ortaya bambaşka bir tablo çıkabilirdi. Bu oyunlarını devam ettirirlerse gruptan çıkacaklarını düşünüyorum.

14 Haziran 2014 Cumartesi

Flying Dutchman a.k.a. Van Persie

-Muazzam-

13 Haziran 2014: Bir Dev(r)in Çöküşü (mü?)


Son yıllardaki turnuvalarda maçları izlenemez bir hale getiren, insanların ötenazi hakkını daha yüksek bir şekilde dile getirmelerine neden olacak kadar sıkıcı futbol oynayıp şampiyonluklar yaşayan İspanya hakettiği cezayı sonunda buldu. Dün oynanan maçta Hollanda İspanya'yı rezil etti: 1-5.
İçimin yağları eridi. 

-Hocam 5 yeter mi?-

* Fazlaca analiz yapmaya gerek yok. Robben ve V. Persie'ye karşı Pique ve Ramos'lu ağır defans ikilisiyle "high-line defence" oynadı ve tarihinin en ağır yenilgilerinden biri aldı.
* Brezilya doğumlu Diego Costa, milli takım için Brezilya yerine İspanya'yı seçtiği için maç boyunca yuhalandı. Muhtemelen turnuva boyunca -İspanya ne kadar ilerleyebilir bilinmez- bunu her maç göreceğiz. 
* 2012 Avrupa Şampiyonasındaki başarısızlıkları -her ne kadar Almanya ve Portekiz'in olduğu zor bir grupta yer almış olsalar da- ve tecrübesiz oyunculara sahip olmaları nedeniyle Hollanda'ya turnuva öncesinde fazla şans vermeyenler (ben de dahil olmak üzere) için de büyük bir süpriz oldu.
* İspanya 2010 Dünya Kupası'nda da ilk maçta İsviçre'ye yenilmiş ama yine de kupayı evine götürmüştü. Ama bu mağlubiyet biraz farklı. O maçta "şanssız" yorumu yapılabilirdi belki ama Hollanda karşısında 1-0 öne geçmesine rağmen farklı kaybetmesi, maç içinde hiçbir tepki gösterememesi, ve her şeyden öte 5 gol birden yemesinin takımdaki etkisi yıkıcı olacaktır.
* Arkada boşluk bırakıldığında Robben'in affetmediğini sayısız kez görmüştük; kendisi bir kez daha hatırlattı.
* Van Persie ve Robben dışında D. Blind de göze çarptı. 
* Van Persie'nin ilk yarının son dakikalarında attığı gol ise bitiricilik ve aklın bir araya geldiğinde neler olabileceğini gösterdi. Van Persie seneye Van Gaal yönetimindeki Manchester'de coşabileceğinin sinyallerini de verdi.


* Umarım tez zamanda futbolu İspanya-Barcelona ekolünden ve Mourinho-Yunanistan stilinden kurtaracak sistemler/taktikler gelişir, yaygınlaşır.

İspanya 1 - 5 Hollanda.

İzlemeyi geçtim, yazması bile o kadar keyifli ki. Siz de evinizde deneyebilirsiniz. %100 çalışıyor.

12 Haziran 2014: Açılış Maçı (Brezilya-Hırvatistan)


Almanya'nın Kosta Rika'yı 4-2 yendiği 2006 Dünya Kupasındaki açılış maçını saymazsak en gollü açılış maçlarından birini izledik ve bu maçta Brezilya Hırvatistan'ı 3-1 mağlup etti.

Brezilya her ne kadar en güçlü şampiyon adaylarından biri olarak kabul edilse de bana göre Hırvatistan karşısında oldukça kırılgan bir yapıya sahip olduğunu gösterdi. En geride T.Silva ve Luiz, yanlarında Marcelo ve D. Alves'li defans hattının çok fazla hata yaptığını gördük. D. Alves nerdeyse maç boyunca defansif görevlerini aksattı. İlk golü de onun olduğu bölgeden yediler. Sürekli ileri çıktığı için T. Silva da vasat göründü. L. Gustavo çoğu zaman geriye gelerek defansına yardım etmeye çalıştı. J. Cesar formda günlerinden uzak ve güven vermiyor. Turnuva başlamadan önce benim gözümde Paulinho bu takımın orta sahasını ayakta tutacak ve sıklıkla atağa çıkarak hücuma yardım edecekti. Vasat bir maç çıkardı. İlerde Fred takımına penaltı -kesinlikle yanlış karar- kazandırmak dışında hiçbir şey yapmadı. Ama bana göre takımın en kötüsü Hulk'tu. Adeta sahada yoktu. Scolari 70 dakika nasıl tahammül etti anlamak mümkün değil. Bundan sonraki maçlarda hocası O'nun yerine Bernard'ı oynatırsa şaşırmam; hatta oynatması gerekir. 

Brezilya'da sadece iki oyuncu iyiydi diyebiliriz. Bir tanesi Neymar. İki gol attı. Bir tanesi penaltıdan da olsa ataklara hareketlilik getirdi. Ama maçın yıldızı -FIFA Neymar'ı seçmiş olsa da- şüphesiz Oscar'dı ve performansıyla beni oldukça şaşırttı. Mourinho'nun Chelsea'sinde defansif yönünü geliştirdiğini görmüştük ama sahanın içinde bu kadar "sağlam" duracağını hiç tahmin etmiyordum. Nerdeyse tüm ikili mücadeleleri kazandı. Orta sahanın sağ tarafına yakın oynasa da orta sahanın ortasına ve ileri uç oyuncularına sürekli yardım etti. Ve güzel oyununu harika bir golle süsledi.

Turnuva öncesi Brezilya takım kadrosuna baktığımızda aklımızdaki düşünce şuydu: Genelde defansif yapıya sahip oyunculardan oluşuyor. Defansta ve orta sahada sağlam bir oyun sergileyip Hulk, Neymar vs. gibi hızlı ve yetenekli oyuncularıyla kontra atak ağırlıklı oynar. Beklentilerimizi karşılamayan bir Brezilya gördük: Atak yapmaya çalışıyor, defansta çok ciddi açıklar veriyor ve ileride ciddi bir tehlike de yaratamıyor. Bu oyunuyla Brezilya gruptan çıkar (gruptaki diğer iki takım olan Meksika ve Kamerun'un ne kadar kötü olduğunu izledik) ama bu şekilde oynamaya devam ederse turnuvada çok fazla ilerleyemezler. Bu yorumu, FIFA'nın güzide hakemlerini ve şu ana kadar izlediğimiz maçlarda verdikleri rezil kararları bir kenara bırakarak yapıyorum.  

Hırvatistan'a da bir parantez açmak gerekiyor. Bu takımın yükselişte olduğunu biliyorduk ve gruptan çıkma konusunda Meksika'nın bir adım önünde olduğunu düşünüyorduk. Ama benim izlediğim Hırvatistan Meksika'nın bir değil birkaç adım önünde. Hala mı milli takım kadrosuna çağırılıyor bu adam dediğim Olic sol tarafta -gayet etkili- oynadı ve D. Alves'in çok ilerde oynamasını çok iyi değerlendirdi. İlk golün mimarıydı. Rakitic, Kovacic ve Modric'le güzel kontraya çıkıyorlar. İlerde sıradan Jelavic yerine Manzukic'le Meksika'yı rahat geçip 2. tura kalırlar.

12 Haziran 2014 Perşembe

H Grubu

Cezayir

Teknik Direktör : Vahid Halilhodžić

No.
Pos.
Player
DoB/Age
Caps
Club
1GK
(1986-04-25)25 April 1986 (aged 28)
27
1GK
(1985-03-19)19 March 1985 (aged 29)
7
1GK
(1985-01-09)9 January 1985 (aged 29)
1
2DF
(1982-10-07)7 October 1982 (aged 31)
61
2DF
(1986-09-02)2 September 1986 (aged 27)
28
2DF
(1984-10-09)9 October 1984 (aged 29)
26
2DF
(1985-05-15)15 May 1985 (aged 29)
25
2DF
(1989-01-01)1 January 1989 (aged 25)
13
2DF
(1988-03-05)5 March 1988 (aged 26)
6
2DF
(1991-02-01)1 February 1991 (aged 23)
5
2DF
(1991-10-22)22 October 1991 (aged 22)
2
3MF
(1984-05-15)15 May 1984 (aged 30)
29
3MF
(1984-05-14)14 May 1984 (aged 30)
24
3MF
(1983-08-30)30 August 1983 (aged 30)
22
3MF
(1989-12-26)26 December 1989 (aged 24)
18
3MF
(1992-02-29)29 February 1992 (aged 22)
10
3MF
(1987-01-31)31 January 1987 (aged 27)
76
3MF
(1990-02-08)8 February 1990 (aged 24)
5
3MF
(1994-11-24)24 November 1994 (aged 19)
2
3MF
(1991-02-21)21 February 1991 (aged 23)
1
4FW
(1987-11-25)25 November 1987 (aged 26)
21
4FW
(1988-06-18)18 June 1988 (aged 25)
19
4FW
(1990-04-20)20 April 1990 (aged 24)
5

En önemli oyuncuları Feghouli. Oyuncular tecrübesiz bununla birlikte teknik direktörlerinin de ilk Dünya Kupası olacak. Sıfır çekip evlerine döneceklerini düşünmüyorum, grubun şeklini çizecek maçlar oynacaklardır. Sıfır çeker diye üzerini çizmeyin yanılırsınız.

Belçika

Teknik Direktör : Marc Wilmots

No.
Pos.
Player
DoB/Age
Caps
Club
1
1GK
(1992-05-11)11 May 1992 (aged 22)
16
2
2DF
(1989-03-02)2 March 1989 (aged 25)
34
3
2DF
(1985-11-14)14 November 1985 (aged 28)
48
4
2DF
(1986-04-10)10 April 1986 (aged 28)
59
5
2DF
(1987-04-24)24 April 1987 (aged 27)
56
6
3MF
(1989-01-12)12 January 1989 (aged 25)
48
7
3MF
(1991-06-28)28 June 1991 (aged 22)
22
8
3MF
(1987-11-22)22 November 1987 (aged 26)
50
9
4FW
(1993-05-13)13 May 1993 (aged 21)
29
10
3MF
(1991-01-07)7 January 1991 (aged 23)
45
11
3MF
(1987-10-05)5 October 1987 (aged 26)
44
12
1GK
(1988-08-06) 6 August 1988 (age 25)
14
13
1GK
(1985-08-11) 11 August 1985 (age 28)
1
14
4FW
(1987-05-06)6 May 1987 (aged 27)
24
15
2DF
(1978-02-07)7 February 1978 (aged 36)
79
16
3MF
(1988-04-15)15 April 1988 (aged 26)
43
17
4FW
(1995-04-18)18 April 1995 (aged 19)
2
18
2DF
(1985-03-20)20 March 1985 (aged 29)
26
19
3MF
(1987-07-16)16 July 1987 (aged 26)
55
20
3MF
(1995-02-05)5 February 1995 (aged 19)
1
21
2DF
(1987-10-24)24 October 1987 (aged 26)
25
22
3MF
(1989-10-02)2 October 1989 (aged 24)
20
23
2DF
(1985-08-05)5 August 1985 (aged 28)
8
Kadro çok iyi, her mevkide tek tek bakıldığında çok iyi oyuncuya sahipler, zayıf halka olarak sağ bek gösterilebilir belki, onu dahi vasat üzeri olarak değerlendirebiliriz. Fakat içinde bir his var, bu takımın en turnuvanın en büyük hayal kırıklığı olacağı yönünde. Çok gençler, ama klüp takımlarında hepsi yeterince tecrübe kazanmış durumda, fakat bir şey var ki...Bilemiyorum, takibimdesin Belçika.

Rusya

Teknik Direktör : Fabio Capello

No.
Pos.
Player
DoB/Age
Caps
Club
1
1GK
(1986-04-08)8 April 1986 (aged 28)
68
2
2DF
(1986-11-16)16 November 1986 (aged 27)
11
3
2DF
(1991-04-27)27 April 1991 (aged 23)
4
4
2DF
(1979-07-14)14 July 1979 (aged 34)
96
5
2DF
(1989-03-24)24 March 1989 (aged 25)
1
6
4FW
(1991-07-14)14 July 1991 (aged 22)
2
7
3MF
(1984-05-17)17 May 1984 (aged 30)
43
8
3MF
(1987-01-27)27 January 1987 (aged 27)
26
9
4FW
(1991-03-19)19 March 1991 (aged 23)
21
10
3MF
(1990-06-17)17 June 1990 (aged 23)
32
11
4FW
(1982-11-27)27 November 1982 (aged 31)
80
12
1GK
(1990-05-26)26 May 1990 (aged 24)
3
13
2DF
(1987-05-22)22 May 1987 (aged 27)
5
14
2DF
(1982-06-20)20 June 1982 (aged 31)
78
15
3MF
(1993-01-25)25 January 1993 (aged 21)
1
16
1GK
(1980-09-19)19 September 1980 (aged 33)
1
17
3MF
(1990-07-29)29 July 1990 (aged 23)
7
18
4FW
(1983-08-20)20 August 1983 (aged 30)
60
19
4FW
(1984-07-19)19 July 1984 (aged 29)
17
20
3MF
(1986-04-22)22 April 1986 (aged 28)
19
21
4FW
(1989-02-18)18 February 1989 (aged 25)
5
22
2DF
(1984-02-09)9 February 1984 (aged 30)
12
23
2DF
(1987-01-22)22 January 1987 (aged 27)
22
Takımın tümü Rusya' da oynayan oyunculardan oluşturulmuş Capello tarafından. Dzagoev en önemli silahları. Avrupa Şampiyonasındaki şansızlığı bu sefer yaşamayacaklarını düşünüyorum. Rusya, teknik direktörleri olan Capello' ya olan inançlarını kontratını 2018' de kendi evlerinde düzenlenecek olan Dünya Kupasına kadar uzatarak gösterdiler. Çok tecrübeli bir hoca olan Capello Rusları belli bir seviyeye getirerek en azından kendi evinde yarı final oynatacağını düşünüyorum, ama Brezilya' da değil.

Güney Kore

Teknik Direktör : Hong Myung-Bo

No.
Pos.
Player
DoB/Age
Caps
Club
1
1GK
(1985-01-04)4 January 1985 (aged 29)
60
2
2DF
(1985-09-12)12 September 1985 (aged 28)
8
3
2DF
(1990-02-13)13 February 1990 (aged 24)
3
4
2DF
(1981-07-08)8 July 1981 (aged 32)
34
5
2DF
(1990-02-27)27 February 1990 (aged 24)
20
6
2DF
(1989-06-27)27 June 1989 (aged 24)
3
7
3MF
(1989-10-06)6 October 1989 (aged 24)
27
8
3MF
(1985-03-02)2 March 1985 (aged 29)
13
9
4FW
(1992-07-08)8 July 1992 (aged 21)
24
10
4FW
(1985-07-10)10 July 1985 (aged 28)
63
11
4FW
(1985-04-11)11 April 1985 (aged 29)
63
12
2DF
(1986-12-24)24 December 1986 (aged 27)
11
13
3MF
(1989-02-27)27 February 1989 (aged 25)
36
14
3MF
(1990-04-19)19 April 1990 (aged 24)
9
15
3MF
(1989-03-10)10 March 1989 (aged 25)
10
16
3MF
(1989-01-24)24 January 1989 (aged 25)
58
17
3MF
(1988-07-02)2 July 1988 (aged 25)
54
18
4FW
(1988-04-14)14 April 1988 (aged 26)
26
19
4FW
(1991-05-28)28 May 1991 (aged 23)
27
20
2DF
(1989-08-12)12 August 1989 (aged 24)
24
21
1GK
(1990-09-30)30 September 1990 (aged 23)
5
22
2DF
(1987-01-16)16 January 1987 (aged 27)
13
23
1GK
(1989-04-02)2 April 1989 (aged 25)
0
Teknik direktörleri Hong Myung-Bo, Güney Kore/Japonya ortaklığı ile düzenlenen 2002 Dünya Kupasında takımın defansının bel kemiğiydi, şimdi klübede kendi tecrübelerini oyuncularına aktaracak. Takımın ileri ucunda bulunan 21 yaşındaki Leverkusen forması giyen Son Heung-Min' e dikkat derim.Hızlı, çevik ve topla çalım atabilen bir oyuncu olan Son Heung-Min Güney Kore maçlarını izlemem için tek sebep olacak. Kalanı çekik gözlü işte.