25 Kasım 2015 Çarşamba

Menajerlerimizi Tanıyalım - 2

Bir önceki yazımıza istinaden (Menajer Tipolojileri) yaptığımız ankete göre ortaya çıkan sonuçları sizlerle paylaşmak istiyorum.






İşte pişmanlıkların adamı. Hem "garantici" hem "ezberci" ama ona rağmen kurduğu kadrodan hiçbir zaman emin olamaz. "Keşke bu hafta şunu alsaymışım/keşke şu ....'i almasaymışım" cümlesini, herkesin toplamından daha fazla kurmuştur. Mutlaka son dakika değişikliği yapar. Maçlardan sonra ilk olarak, o son dakikada kadrosuna aldığı topçuyu arar gözleri. Ama nerden bileceksin abi Morrison'un Chelsea'ye iki gol atacağını *sinkaf*...



Bilmiyorum sadece bende mi böyle bir izlenim oluştu ama zarına "güvenen" ve "inatçı/bedbaht" sonucu sonrası aklıma tek bir isim geliyor: Giroud. Elimizdeki verilere göre Wenger, kendisine edilen bedduaların %53'ünü Cem'den almış. İnceden tereddütleri olsa da zarına güveniyor, oynatmak istediği adamı mutlaka koyuyor; hocası haftalarca oynatmasa da, oynadığında bekleneni vermese de oyuncusuna olan güvenini kaybetmiyor.
Verilerden ve istatistiklerden mümkün mertebe uzak durmaya çalışan üç isimden biri. İstanbul United denen oluşum için veri çalışması yapmadan kadro kurma ile başarı arasında ise maalesef bir bağlantı kuramıyoruz çünkü sıralamada birbirlerinden oldukça farklı yerlerdeler.  




Yıllardır istatistiklere göre kadrosunu şekillendiren ve başarıya bu şekilde uzanan "Garantici" ve "Ezberci" Kemal'e ait sonuçlarda bizi şaşırtan bir şey yok. Kendisi en net tanımlanan/tarif edilebilen özelliklere sahip menajer. Kadrosunda süprize yer yok. Ancak -içeriği birebir aynı olmasa da- bir önceki anketten (Menajerlerimizi Tanıyalım) bu yana garanticilik konusunda liderliği kaptırmış görünüyor. Aynı şeklide istatistik konusunda da bariz bir gerileme göze çarpıyor. 
No more Drogba jokes.



İl fenomeno.
Adam hisli ve zarına güveniyor. Sayısal verilerle ilişkisi: Bazen kaçıncı hafta maçlarının oynandığının farkına varıyor.  Elini attığı adam forvette Suarez'e, orta sahada Zidane'a, defansta Maldini'ye dönüşüyor. Sırrı halen çözülemedi. Sene başında herkes tarafından sonunculuğa yazılan ada'mın 13 haftanın sonunda en yakın takipçisine yaklaşık 200 puan fark atarak lider durumda olması karşısında oyun mekaniklerinin değiştirilmesi de dahil olmak üzere bulunduğu yerden aşağı çekecek yol ve yöntemler üzerinde kafa patlatılıyor. 
Ligdeki durumu ve anket sonuçlarını karşılaştırdığımızda başarısı ancak iki şekilde açıklanabilir.
Bal ya da dahilik.





Ligdeki 3 menajere ait veriler birbirine çok yakın. Bu arkadaşların ortak özellikleri "Garantici", "TÜİK Çalışanı" ve "Ezberci" olmaları. Mutlu yanda gördüğünüz pozu, bu üç özelliği doğrultusunda sene başında ölçüp biçerek aldığı Hazard'ın performansı sonrası vermiştir. Aguste Rodin'in düşünen adam pozuna benzese de bu çalışması yapı-sökümcü bir bakış açısıyla ölümsüzleştirilmiş kahrolan adam pozudur.
Belki top pick'ini göndermesi bu makus talihini değiştirmeye yeter.





Ligin garanticilikten en uzak menajeri. Tenezzül edip verilere bakmaz bile. Makul, anlaşılabilir, mantıklı vb. kelimeler O'nunla ilgili kuracağınız cümlelerde asla geçmeyecek kelimelerdir.  Siyahi futbolculara karşı zaafı vardır. Kadrosu neredeyse sadece siyahi oyunculardan oluşur. Newcastle United'ın altyapısında genç bir siyahi forvetin antrenmanda rövaşatayla gol atması, oynatılmayacağını bilse de onu kadrosuna koymasına yetebilir.
Not: Nolan'ı da Real Madrid istiyormuş. 





Onur'la benzer sonuçlara sahip. Tam bir kumarbaz. En belirgin özelliği ganyancı olması. Ligdeki menajerler arasında kurduğu kadroyla ilgili en az tereddüt yaşayan menajer. Hem "Zarına Güvenen" hem de "Ganyancı" olmasının yanında bu özelliği ile psikolojik açıdan sağlam bir yapıda olduğunu gösteriyor. En büyük kumarını lige bomba gibi başlayan Kolarov'u vererek, o haftaya kadar hiçbir şey yapmamış Cabaye'ı alarak yaptı. Ve ligin bir diğer kumarbazını bu transferle amiyane tabirle düdükledi. 
Ancak düzenbazlığını gözden kaçırmazsanız, bu kumarbazla yapacağınız transferden karlı çıkmanız da yüksek bir ihtimal. 




Ligde sadece iki menajerin "silik" özelliği bulunmuyor. Ortalama özelliklere sahip. Bunlardan birisi ben birisi de Volkan. "Ezberci"liği ve "İnatçı/Bedbaht"lığı bir adım önde görünse de sonuçlar birbirine çok yakın. Ben bunu menajerin makul, duruma ve fikstüre göre pozisyon alabilme yeteneğine bağlıyorum. Körü körüne garanticilik, ezbercilikten ya da sayısal verilerden taviz vermeden çizilen bir yol haritası, menajeri uzun vadede başarıdan uzaklaştıracaktır. Bence Volkan'ın da en olumlu özelliği, bariz biçimde bir kategoriye dahil olmamasıdır.
Olumsuz özellikleri için ayrı bir yazı dizisi gerekebilir.




"Ulan o hafta kadroma koyacağım sol bek son 7 maçta ne yapmış, karşısında oynayan sağ açık ne yapmış, takımı deplasmanda nasıl oynuyor, cs olmadığında puan getiriyor mu hepsine bakıyorum..." Cümlenin devamı ligde sonuncu olmasını hale kabullenememişliği içeren ifadelerle devam ediyor. Bu serzenişler herkesin zihnine kazınmış durumda. Ligin en büyük istatistikçisi ve garantici menajeri Zafer'in başarısızlığı kimileri tarafından drafta kimileri tarafından ligdeki süprizlere kimilerince ise kötü transferlere bağlıyor.
Belki de biraz zarına güvenmeyi öğrenmeli.







Hangi kategorilerde kimler ön plana çıkmış onu da sıralayarak huzurlarınızdan ayrılıyorum.

Garantici: Zafer, Kemal, Mutlu
Zarına Güvenen: Onur, Levent, Orçun, Cem
TÜİK Çalışanı: Zafer, Mutlu
Clairvoyant: Levent
İkircikli: Anıl
İnatçı/Bedbaht: Cem, Volkan
Ezberci: Kemal, Volkan, Anıl
Ganyancı: Orçun, Onur

20 Kasım 2015 Cuma

Menajer Tipolojileri

Uzun yıllardır fantasy futbol oynuyoruz. Ben bu organizasyona sonradan dahil oldum. Zaman içinde ligde yer alan menajerler değişse de kemik kadro uzun yıllardır aynı kaldı. Peki bu organizasyonda yer alan menajerlerin takım kurmadaki stilleri, yöntemleri nasıldır? Düsturları nedir? Hangi saiklerle hareket ederek takımlarını oluşturuyorlar? Maç olmayan günlerini nasıl geçiriyorlar? Maç günleri özel ritüelleri var mı? Piyasadaki fantasy futbol sitelerinden birinden esinlenerek ligimizde bu güne kadar yer alan menajer tipleri için de yapmaya çalıştım. Maalesef yayın kuralları gereği isim veremiyoruz.

1- Garantici: Asla yaş tahtaya basmaz. Bir oyuncunun oynamama ihtimali %1 bile olsa onu oynatmaz. Cepteki 2 lira, 5 lira alacaktan evladır der. Düsturu "dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmayalım"dır. 

2- Zarına güvenen: Garantici neyse, bu onun tam tersidir. Bir oyuncuya o hafta güveniyorsa, oynamama ihitimali de olsa onu kadrosuna koyar. Bu kumarbazları, maç kadroları açıklandığında kadrosuna koyduğu o oyuncunun oynamadığını görünce ilgili teknik direktöre ana avrat küfretmesinden, o bilmemne evladının futboldan anlamadığını iddia etmesinden ve bir an önce kovulmasını umduğunu haykırmasından tanıyabilirsiniz. 

3- TÜİK Çalışanı: Ona göre kazanmanın formülü bellidir. İstatistikler. İstatistikler yalan söylemez. Kadrosuna koyacağı oyuncu son 5 maçta ne yapmış, karşısındaki oyuncular nasıl oynamış, takım olarak gidişatları ne alemde hepsini kağıda döker, takımını da ona göre kurar. Bu arkadaşın en büyük çaresizliği ise hiçbir istatistiki verinin Manchester City'nin Aston Villa ile 0-0 berabere kalmasını ya da Tottenham'a 4-1 yenilmesini açıklayamamasında ortaya çıkar.


4- Clairvoyant: Hisli de diyebiliriz. Onun için rakamlar, form, istatistikler, büyük takım, küçük takım, deplasman hiçbir şey ifade etmez. Bir adama güveniyorsa -ki neyine ve neden güvendiğini de sadece kendisi bilir- o adamı oynatır. Sadece ismi güzel diye oynatılan oyuncular tanıyorum. Bu tip menajerin oyunculuk/odunculuk terazisi oynattığı adamın performansına göre şekillenir.

5- İkircikli: Kurduğu takıma hiçbir zaman tam olarak güvenemez. Aklında sürekli soru işaretleri vardır. Manipüle olmaya yatkındır. Genelde takımını hafta boyunca birkaç kere kurar, maç öncesi de sıklıkla kadrosunda değişiklik yapar. Hep o son yaptığı değişikliklerden darbe yemiştir. An gelir, paldır küldür yıkılır bulutlar... 

6- İnatçı/Bedbaht: Belli adamlarda ve takımlarda ısrarcı olup sıklıkla darbe yiyen tip. Takımına koyduğu forvet gol atamadı mı? Haftaya kesin atar der. Yine mi atamadı? Önümüzdeki hafta en az iki golü var. 10 haftadır tık yok mu? E abi 10 haftadır gol atamayan adam bu hafta kesin atar...diye diye sezon sonunu getirir. 


7- Ezberci: Mümkünse kadrosunun tamamını zayıf rakibe karşı oynayan güçlü takım oyuncuları ve ev sahibi olan takım oyuncuları ile kurar. Ligimizde hep "büyük oyuncu" olarak tanımlanmıştır. Örneğin evinde Norwich'e karşı oynayan Liverpool'dan Suarez'i almak, ya da evinde Wigan'a karşı oynayan Chelsea'den Drogba'yı almak "büyük oyunculuk" kategorisine girer.

8- Ganyancı: Dikkat çekmenin en kolay yolu, namağlup liderin içerde lig sonuncusuyla oynadığı maçta, lider takımdan değil sonuncu olan takımdan oyuncuları kadroya koymaktır. Oyunculuk basamaklarını en hızlı bir biçimde tırmanmak isteyen bu menajer genelde hüsranla biten bu maceralarını ".... olsaydı görürdüm ben sizi" ya da "... olsaydı, ... olurdu" kalıplarının sıklıkla geçtiği cümlelerle anlatır. 

16 Kasım 2015 Pazartesi

Beyin Takımı


Premier League'de geride kalan 12 hafta sonunda dikkat çeken AMC'lere -ofansif merkez ortasaha, beyin, ne derseniz artık- ait istatistik tablosu. Mesut bariz bir biçimde öne çıkıyor. Şans yaratma, anahtar pas ve asistte neredeyse iki kat fark atmış durumda. Son 6 lig maçında 8 asist yaptı. Ancak diğerlerine göre de -görece daha isabetli olsa da- çok az şut çekiyor. Cazorla'nın bu sene daha geride oynaması ve Mesut'un sol kenardan göbeğe gelmesi geçen senelere göre performansını yukarı çekmiş. Mesut'un son 3 sezonki performans karşılaştırmasına ait tablo da aşağıda.

Sezonun süprizi Mahrez az pasla çok iş yapıyor. Coutinho (maç başına yaklaşık 36 isabetli pas), Mata (maç başına yaklaşık 48 isabetli pas) ve De Bruyne'ün (maç başına yaklaşık 41 isabetli pas) attığının yarısı kadar isabetli pasla (maç başına yaklaşık 20 isabetli pas) şans yaratma, anahtar pas ve asist alanında onlardan daha iyi iş çıkarmış. Hatta yüzdeye vurduğumuzda isabetli pas başına yaptığı olumlu iş sayısı hepsinden fazla. Ve tablodakilerin hepsinden daha çok gol atmış durumda. Ancak bu performansını -ve tabi ki Leicester'ın- devam ettirip ettiremeyeceği ise merak konusu.

Kaleye en çok şut çeken isim Coutinho. Maç başına yaklaşık 5 şut çekiyor. Ancak en verimsizi de O. Toplam şuta oranla atılan golleri hesapladığımızda verimsiz şut çektiğini görebiliyoruz. Bunun yanında şans yaratma, anahtar pas ve asistte de bu beşli arasında en kötü istatistiklere sahip kendisi.

Tablodaki sıralamayı istemeden de olsa en iyiden en kötüye doğru yapmışız.

Bu yazı "Bizim adamlar iyi oynayınca hiç bahsi geçmiyor nedense" diyenlere ithaf olunmuştur.


8 Kasım 2015 Pazar

IMDB Top 9 - 08.11.2015


1- Levent. Su içse yarıyor. Deli mi yoksa dahi mi sorusunun yanıtı sanırım gittikçe netleşiyor.

2- Anıl. En son Suarez'li kadromuzla bu kadar istekliydik. İstediğimizi bu sene almak istiyoruz.



3- Mutlu. "Geçmişin Gölgesinde". Her hafta daha çok sessizliğe gömülmeye başladı.



4- Onur. Zincirsiz zencolu. Atını tutun yeter.



5- Orçun. Yine alttan baş verdi. Karşısına başka bir sniper dikmek gerekebilir.



6- Volkan. Kutsal "top pick" Avcısı. Mısır'da altın kaseyi ararken Cezayir'den Mahrez buldu.



7- Kemal. Maalesef eski şampiyonlara yer yok.



8- Cem. Gönüllerde değilse de sıralamada İU'dan sürgün yedi. Fierce rival'i Zafer'in lanetinden kurtulmaya çalışıyor.



9- Zafer. Aşağıdan yukarıdan, yolun sonu görünüyor.


28 Ekim 2015 Çarşamba

9. Hafta Değerlendirmesi - Koçaklama

Hibe için alındı.
Yoksa alan ne tanırdı.
Dörde en çok O şaşırdı.
Ne attın be Wijnaldum!

Ayı Hose, Ings eksik kaldı.
Ekle bir sabıkalı Çatlı.
Gongem'e giden azardı,
Sen abarttın Wijnaldum.

Bir oldu, iki oldu,
Eşşeğin siki oldu.
Tüm şaibe unutuldu.
Ne topçuymus Wijnaldum!

Son söz sana takastaki tilki!
Kurnazlığınla tutuverdin siki.
Dört kolluda taşırken artık Ings'i,
Bir omuz vermez o eski Wijnaldum.

*Sözler ve beste: Zafer U.

14 Ekim 2015 Çarşamba

Rooney Adında Bir Forvet

Yıllardır hakkında çıkan gerçekten üst düzey bir forvet mi, mutsuz mu, gitmek mi istiyor, hangi mevkide oynaması gerekir tartışmaları hiç bitmeyen bir oyuncu Rooney. Everton'dan Manchester United'a transfer olduğu 2004 yılından bu yana kariyerine baktığımızda attığı gol sayısı aslında hiç de az sayılmaz. 348 maçta 171 gol. Hiçbir sezonda attığı gol sayısı 10'un altına inmemiş, bu 12 yıllık periyot içinde de iki sezonda (2008-2009, 26; 2010-2011, 27) 20 gol barajını aşmış. Çok yönlü, ileri ucun yanı sıra orta sahanın her yerinde oynayabilecek kapasiteye sahip. Okuyunca vay be diyorsunuz değil mi? Göz kamaştırıcı istatistikler. Ancak sonda söyleyeceğimi başta söylemekte herhangi bir beis görmüyorum: Rooney asla Shearer ya da Henry gibi bir forvet olmadı; zaten bu saatten sonra hiç olamaz. Kendisine ait son dört yıllık veriler aşağıda. 


Rooney 29 yaşında. Bir anlamda kariyerinin zirvesinde olması gereken yaşta. Ancak son dört yıldır sergilediği performansındaki düşüş çok afedersiniz kabak gibi ortada. Ön yargılı değilim. Rakamlar da aynı şeyi söylüyor. Tablo iki parçadan oluşuyor. Üstteki 3 sıra pozisyon yaratma, alttaki üç sıra ise skora dönük veriler. İlk iki sütun sırasıyla Sir ve Moyes yönetimi altındaki performansı. Son iki sütun ise Van Gaal. Özellikle Van Gaal geldikten sonra ciddi bir gerileme var. Kaptanlık pazubandını vermesi de bir işe yaramadı. Şöyle bir açıklama getirilebilir. Efendim son dönemlerde forvette değil daha geride oynatılıyor. O yüzden maç başına çektiği toplam şut ve gol yüzdesi düşük. E iyi de arkadaşlarına pozisyon yaratma verileri de gittikçe düşmüş? 2012-2013 sezonundan bu yana her 90 dakika başına yaratılan fırsat sayısı -yaklaşık olarak- %50, anahtar pas sayısı %35, asist sayısı %65 oranında azalmış. Ki bu kadar ciddi bir düşüş olmasını gerektirecek seviyede de geri planda oynatılmadı. En kötü 3-5 maçta orta sahanın ortasına yakın oynamıştır. Forvette oynamadığı zamanlarda da ya forvet arkası ya da kanada yakın oynamıştır.
Velhasıl yaşadığı sakatlıklar, sürekli belli bir mevkide oynatılmaması, takım içindeki huzursuzluğu -hem Sir hem de Moyes döneminde takımdan ayrılmak istediği ada medyasında herkes tarafından bilinen bir gerçekti- gibi etkenler sebebiyle Rooney'deki hem mental hem de fiziksel çöküşü rahatlıkla görebiliyoruz. Artık gençliğindeki gibi sırtında defans taşıyan, hızıyla defansları arkasında bırakan, çevik, atletik, "sağlam" forvet değil. Sadece Fantrax'taki sahibi için değil M. United için de bela. Atsan atılmaz satsan satılmaz bir pozisyonda. Girişte Shearer veya Henry klasında olmadığını düşündüğümü söylemiştim. Üzgünüm ama Manchester United için de asla bir Best, Cantona, Giggs, ya da Scholes olamayacak. Golcülüğü ile ilgili yazdıklarımın aksini düşünenler gelmiş geçmiş en iyi 5 onbir yazsınlar. Bir tanesinde bile adı geçmez.

13 Ekim 2015 Salı

Yılın Transferi: Walcott - Sterling - Pedro


İlk büyük transfer ligde 8. hafta sonunda oldu. Her şey bir anda gelişti ve zincirleme bir takas gerçekleşti. Levent Mutlu'dan Walcott'u alıp karşılığında Sterling'i verirken Mutlu da aldığı Sterling'i bana verip karşılığında Pedro'yu aldı. Peki noldu da durup duruken böyle bir transfer üçgeni ortaya çıktı?
Levent'in Arsenal futbolcularına karşı zaafı herkes tarafından bilinen bir durum. Arsenal'li kimi önersen alır. Sterling'in de muhtemelen ilerleyen zamanlarda rotasyona girebileceğini düşündü.
Mutlu'nun ise muhtemelen Wenger'in bu taktikle Walcott'u sürekli oynatmayacağını, zaten haydan geldi bari huya gitsin şeklinde bir akıl yürüttüğünü düşünüyorum.
Ben? Sırf laf olsun diye, elinde Hazard varken bu formsuz Chelsea'den ikinci bir forvet almayacağını düşünerek Pedro'yu Mutlu'ya teklif ettim; kabul etti.
Şimdi herkesin aklındaki soru şu: Bu transferlerden kim karlı kim zararlı çıktı? Üç oyuncu da -stilleri birbirinden farklılık gösterse de- hızlı kanat oyuncuları. Her ne kadar Walcott şu anda Wenger tarafından uç forvet olarak oynatılsa da asıl mevkisi sağ açık.
Peki istatistikler ne diyor? Buyrun, hemen aşağıda.


Kaleye çekilen şut rakamlarında Walcott'un bariz üstünlüğü göze çarpıyor. Neredeyse diğer ikisinin çektiği şutların toplamı kadar kaleye şut çekmiş. Toplam şutlarda en kötü istatistik Sterling'de. Maç başına sadece 2.10. Tabi takımda şut çekecek oyuncu sayısı bir hayli fazla olunca bizim bıdıklık gariban kalıyor. Gerçi çektiği şutların da nasıl gittiğini biliyoruz... 
İsabetli şutlarda ise Sterling'in az ama öz şut çektiğini görüyoruz. Pedro ise çektiği her 4 şutun 3'ünü dışarı vuruyor. 90 dakika başına isabetli şut ortalamaları sırasıyla 2,99 (Walcott), 1,64 (Sterling) ve 0,80 (Pedro) şeklinde. Burada Walcott'un forvette oynamanın ekmeğini yediği ortada.
Key passes kısmında lider Pedro. Her 90 dakikaya ortalama 2.20 "enaktar" pas sıkıştırmış. Walcott'ın yaptığının iki katından fazla.
Gol ve asist sayıları da birbirine çok yakın. Pedro ve Sterling'in bir gol bir asist, Walcott'un ise iki gol iki asisti var.
Kısaca genel bir değerlendirme yaptığımızda, istatistiki verilere dayanarak Walcott'ın diğer ikisine nazaran bir adım önde göründüğünü rahatlıkla söyleyebiliriz. Ancak burada Wenger tarafından forvette oynatılmasının da rolü büyük. Oyuncuların şu anki oynadıkları pozisyonlar ve performanslarına bakarak yapacağım şahsi sıralama Walcott > Pedro > Sterling şeklinde olacaktır. 
Durup dururken kazık yemişiz sanırım. 

*İstatistikler squawka adlı internet sitesinden.

Fantrax Premier League 8. Hafta Menajer İncelemesi - Zafer


Çanlar kimin için çalıyor? Zafer'in 1.15 oranı var, banko kuponlarda değerlendirilebilir. Vardy'i çöpten kurtardıktan sonra -ki bu adamı çöpe bırakan büyük oyuncuyu hepiniz biliyorsunuz- oynadığı dört haftada beş gol atmasına rağmen golden alınan puanlarda lig sonuncusu durumunda. Bunda Kane'nin rolü çok büyüktü. O da yapılması gerekeni yapıp, madem golden puan alamıyorum acc. pass'tan bari ekmek yiyelim diyerek, O'nu tekme tokat gönderip tecrübeli Fabregas'ı getirdi. Chelsea bu sezon çok kötü olsa da sene sonunda bu transferden karlı çıkacak tarafın Zafer olduğunu düşünüyorum. 
Darbeyi sadece forvetlerden değil aynı zamanda kalecilerden de yedi. Geçen sezon %76 save yüzdesiyle oynayan Pantilimon bu sezon %64 save yüzdesi ile oynuyor ve sekiz hafta sonunda getirdiği toplam puan 1 (bir). 45 puan getirmiş Myhill'i kullanamamış olması ise hocalık zaafiyeti olarak göze çarpıyor.
Vardy'nin geçen sezonki Austin performansına yakın bir performans göstermesi, Henderson'un iyileşmesi ve Fabregas'la birlikte çıkışa geçmesi halinde sene sonunda 5.liği zorlayabilir.

Fantrax Premier League 8. Hafta Menajer İncelemesi - Onur


Del'oğlan. Mutlu'nun harika benzetmesiyle: Mad King. Sezona iyi başlamadı. Gerçi geçtiğimiz sezon da lige bu şekilde benzer bir giriş yapmıştı ama geçen sene nasıl çıkışa geçtiği ile ilgili herkesin az çok fikri var. Ve her ne kadar kendisi transfere en olumlu yaklaşan menajer olsa da bu sene transfer yapmak çok daha zor. Zaten yapmış olduğu transferin kar/zarar dengesinde şimdilik görünen ikinci tarafın daha ağır bastığı. Bıldırki hurmalar...
Bu sezon takımının, kendi mental anlayışıyla da örtüşmediğini görüyoruz. Kendisini bugüne kadar hep bol şut çeken, sert müdahalelerde bulunan, baskılı ve istekli takımların başında görmüştük. Şu anki kadrosu, "assist", shots on goal" ve "acc. pass" alanlarında ligin en az puanını almış. "Interception", "BCC" ve "corner forced" puanlarında da sondan ikinci. Lig lideri olduğu tek alan "duels lost". Şaka gibi. Kötü olduğu alanlarda İU'nun diğer ekipleri oldukça iyi. Aralarında anlaşsınlar. Kendisine tavsiyem adamlarını kısa sürede parlatıp, üçe beşe bakmadan elden çıkarması.
Tadic'e talibim. 

10 Ekim 2015 Cumartesi

Fantrax Premier League 8. Hafta Menajer İncelemesi - Cem


Geldik son üç sıraya. Tabi sonlara yaklaştıkça takımlardaki kırmızılıklar artıyor. Cem'in elinde bir oyuncu var; O'nun hem en büyük silahı hem de laneti: Kun "the çaycı" Agüero. Son maçta 5 gol birden atmış olsa da hala beklenen seviyede puan getirmiş değil ve yine, yeniden sakatlandı. Muhtemelen bütün sene buna benzer haberlerle geçecektir.
Cem'in takımı kaleye şut çekme ve gol konusunda çok sıkıntı yaşamıyor. Gol olmayanlar da korner oluyor. Takımında Mata ve Yaya gibi assist yükünü çeken kaliteli oyuncuları da var. Ancak kadrosu gol kaçırma konusunda da açık ara lider. Ligin sekiz haftasında en fazla BCM yapan iki oyuncu da O'nda: Çaycı ve Giroud. Allahtan Giroud hocası tarafından ilk onbirden kesildi de daha fazla BCM yapamıyor. Amavi'nin olağanüstü interception istatistiğine rağmen kadrosu bu alanda da ligin en zayıfı. Arzu ederse elimde tam O'na uygun adamlar mevcut. Disipline points kategorisinde de lig başladığından beri hatırı sayılır derecede eksi yemiş durumda. Burada dikkatimi Dele Alli çekti. Yetenekli ve oldukça faydalı bir oyuncu olmasına ve sadece son üç maç 90 dakika oynamasına karşın yaptığı gereksiz faullerle çok eksi yemiş: -22. 
Çaycı da sakatken BCM konusunda kafası rahat olacaktır. Ancak O'nun yerine gol atacak birilerine ihtiyaç duyacağı aşikar.

9 Ekim 2015 Cuma

Fantrax Premier League 8. Hafta Menajer İncelemesi - Kemal



Ligin sessiz ve mütevazi üyesi yine eski taktiğini uygulamakta. Bulandırma denizi, uyandırma kerizi düsturunu benimsediğinden her sene lige ağır aksak tempoyla başlayarak milleti uyutup, son düzlükte ilk üçe girme planını bu sene uygulamayı düşünüyor gibi. Ancak bu sene herkes çok ayık, rakip sayısı daha fazla ve daha dişli. Özil ve Mane sayesinde asist puanlarında lider. Blocked shots puanı ise neredeyse sadece Williams'ın performansına bağlı. Baines'in sakatlığı O'nu derinden sarsarken Galloway piyangosuyla Mutlu'ya yaradı. Bu seneki Everton'un performansını göz önünde bulundurursak Baines sakatlanmasaydı bir iki basamak daha üstte olabilirdi. Ancak buna karşılık Pelle'den de beklenenin üzerinde verim aldı, Costa'yı aratmadı.
Kadrosunun en zayıf yanı ise çok fazla faul yapıp kart görmesi. Tam 147 puanı yapılan faullere ve görülen kartlara gömdü. Bu konuda ya adamlarını disipline etmeye başlayacak ya da başka çözümler arayacak. Tackle won kategorisinde de Levent'ten sonra ligde en az puan alan menajer durumunda. Asistlerde bu kadar iyiyken Hoolahan'ı verip yerine kesici bir adam transferi düşünebilir.
Yine de tehlikeli rakip. Son dakikaya kadar sağlam markaj yapılmalı.

Fantrax Premier League 8. Hafta Menajer İncelemesi - Volkan


Volkan the "non-submissive".  5.49 ortalamalı top pick'im olsa kafamı taşlara vururdum. Ama Volkan vurmuyor. Çünkü O tam bir Depay-sever. Ve maalesef bu sevda yüzünden golden alınan puanlarda sondan üçüncü. Madem gol yok, bari BCC yapsın? O da yok. Lig lideri Levent BCC kategorisinden 102 puan almışken Volkan sekiz hafta sonunda sadece 17 puan alabilmiş durumda. Dolayısıyla hücum hattı için en kısa sürede bir çözüm bulması gerekiyor, eğer top-half hedefi varsa. Ligde en fazla puanı almış olduğu birçok kategori var, ancak bunlar sıralamada çok da etkili olmayan ve buraya aktarılmayan alanlar. Yapacağı en mantıklı hareket, düdükleme amacı gütmeden, aynı zamanda düdüklenme korkusunu yenerek elindeki iki iyi kaleciden birini vererek yerine hücum anlamında takımını rahatlatacak bir oyuncu alması olacaktır.  Gerçi elinde hala piyasası ölmemişken okutulabilecek bir Depay var ama...

Fantrax Premier League 8. Hafta Menajer İncelemesi - Orçun


İddialı sözlerin, çarpıcı çıkışların ve pusuya yatmanın ustası Orçunun son haftalarda yakaladığı çıkışın altında, takımının BCM'den uzak durması, "Acc. Cross" ve Tackle "Won" alanlarında gösterdiği başarı yatıyor. 7. sıradaki Cem ile arasındaki puan farkı, sadece BCM kategorisinden kaybedilen puanlardan oluşuyor. İsabetli orta kısmında oldukça rahat olduğundan Kolarov'u gözden çıkardı ve yerine tackle won ve interception üstadı Cabaye'ı aldı. Ve geride kalan haftalarda bu transferden karlı çıkan taraf görünümünde.
C kategorisi puanlamalarının üçünde sondan ikinci sırada. Ama en önemlisi de gol yollarında yaşadığı sıkıntı. Top pick'i Rooney'den -muhtemelen kendisi dışında- kimse bişey beklemiyor. Bir maçta saman alevi gibi parlayan Sturridge'in durumu ise yeni hoca ve rutine binen sakatlıkları nedeniyle belirsizliğini koruyor. Bu alandaki eksikliğini Levent'e bir "Tackle Won"cu vererek çözme yoluna gidebilir.
Sene sonunda 13 puan almayı hedeflediği kalecileriyle ilgili ise herhangi bir yorumda bulunmayacağım.

8 Ekim 2015 Perşembe

Fantrax Premier League 8. Hafta Menajer İncelemesi - Anıl


Geçmiş yıllardan farklı olarak bu sene belki de en iyi mevkimiz kaleci. Hem Gomes hem de Butland yüzümüzü kara çıkarmadı. Korner yaptırma, top kesme, bunu ceza sahası içinde yapma ve isabetli pas alanlarında lideriz. Hiçbiri A sınıfı kategori olmasa da ligde bizi şimdilik üçüncü sırada tutuyor. Ancak hiç olmazsa kaliteli bir BCC'cimiz olsa fena olmazdı. (Üstü kapalı ilandır.)
Takımın en büyük eksikliği ise isabetli orta yapan adamın olmaması. Lig sonuncusuyuz. Elinizdeki Tadiclere talibim. E isabetli orta gelmeyince asist sayısı da doğal olarak düşük oluyor. Arkadaşlar pas vermek yerine şut çekmeye odaklandıkları (Sanchez ve Coutinho) için hem "Shots Blocked" hem de "Assist" kategorilerinde sondan ikinci sırada yer alıyoruz. Ancak Sanchez son haftalarda açıldı ve Coutinho'dan da yeni hocasıyla birlikte biraz toparlanma bekliyorum. O sene, bu sene.
Haklıyız, kazanacağız!

Fantrax Premier League 8. Hafta Menajer İncelemesi - Mutlu


Eski şampiyon bu seneye de fena başlamadı. Kayda değer iki alanda ikinci sırada. Kurduğu takım Payet önderliğinde isabetli ortalar açıyor -ki bu alanda lider-; o isabetli ortalardan BCC'ler (Cazorla ve Payet) geliyor; bol bol faule maruz kalmasına (Hazard ve Lens) rağmen karşılık vermiyor; ve iyi de top kesiyor. İsabetli pastan alına puanlarda ise belki de sadece Cazorla'nın sayesinde ligde üçüncü sırada.
Ancak ligin en kötü "Aerial Won" ve "Blocked Shots" puanlarını da O almış durumda. Her ne kadar "Aerial Won"un puanlamada pek bir ağırlığı olmasa da "Blocked Shots" kısmındaki sıkıntıyı kendisi de farketmiş olacak ki iyileştirmeye gitti ve son claim/drop haftasında Reid'i aldı. Yine de kesmezse adres Orçun. Orçun da "Fouls Suffered" alanında zayıf. İstatistikler bir Lens - De Laet transferinin mantıklı olduğunu gösteriyor.
Kaleci kısmında ise biraz hocalık gösterip ne zaman Adrian'ı ne zaman Howard'ı oynatması gerektiğini çözmesi lazım. Şu an bu mevkide bir transfer gerekli gözükmüyor. Kendisine başarılar diliyor ve en kısa sürede önümden çekilmesini rica ediyorum.

Fantrax Premier League 8. Hafta Menajer İncelemesi - Levent


İşte lider. Gol, BCC ve Discipline Points kategorilerinde birinci, Shots On Goal kategorisinde de ikinci sırada. Daha önceki yazımızda belirtmiştik. Bunlar puan farkını belirlemede en önemli kategoriler. Lukaku ve Mahrez ile hem gol hem de shot on goal alanında; BCC'de ise Bellerin ve Barkley ile maçı götürüyor. Şimdi bir de yine shots on goal listesinde yukarılarda yer alan Walcott'u transfer etti. Bakalım etkisi nasıl olacak. Sattığı Sterling herhangi bir kategoride ilk 10'da yoktu. Takımındaki oyuncular çok az faul yapıyor, bu da daha az eksi puan demek. Barkley ve Mahrez aynı zamanda asist de yapıyor. Hücum anlamında takımda işler yolunda görünüyor.
Takımındaki en zayıf alan ise "Tackle Won". O alanda lider ise Zafer. Zafer'le uygun şartlar altında Pieters transferi yapılabilir. Daha önce aktarmış olduğum gibi şu anda free'de yer alan Leiva da diğer bir seçenek olarak göze çarpıyor. Ayrıca BCM kısmında da uyarı veriyor. En çok BCM yapan ilk 9 oyuncunun dördü kendisinde ve bunların üçü banko forveti. Bu alanda puanları daha da harcamaya devam edecektir. Clean sheet kısmında da ince bir problem var ve bunu çözebilmek adına Zafer'den Myhill'i aldı. Her ne kadar West Bromwich ligde çok iyi gitmese de sekiz maçın üçünde gol yemediler ve her halükarda Guzan'dan daha iyi bir seçenek olabilir. Duels Lost kısmında da çok iyi değildi ve bu alanda üçüncü en kötü oyuncu olan Kane'i transfer etti. Muhtemelen bu kategoriden de darbe yemeye devam edecektir.
Takımındaki en büyük sıkıntı ise oyuncuların fiyatları. İlk sekiz haftada takımı sırtlayan Mahrez bakalım bundan sonra nasıl forma şansı bulacak, her birlikte göreceğiz. 

* Tablolara ait açıklama


Fantrax Premier League 8. Hafta Futbolcu Karnesi


İşte 8 haftanın sonunda sıralamalarda en üstte yer alan futbolcular tablosu. Ligde 9 menajer olması nedeniyle top 10 değil, 9. Her kategoriyi tek tek ele almak belki gereksiz olacaktır ancak bazı hususlara da değinmeden geçmemek lazım. En başta da golcüler. 
İlk iki sıra draftta alınan 9 forvetten sadece 2 tanesi listede: Aguero (son maçta attığı 5 gol sayesinde) ve Sanchez. Geçen senenin yıldızları Hazard, D. Costa, Kane kayıplarda. Süpriz pick Benteke de bekleneni henüz veremedi. Rooney ise bildiğiniz gibi. Bildiğiniz gibi derken "gerçekten" bildiğinizi varsayıyorum. Sunderlandde banko oynar mesela. Süpriz ise Vardy.  Büyük oyuncu tarafından draft edilip, kıymeti bilinmeden hunharca çöplüğe bırakılan ve güç bela Zafer tarafından alınan Vardy. Umarım sezon sonunda Mutlu'nun pişmanlığı, O'na bıyıklarını yolduracak kadar büyük olur.
Asistlerde Silva'nın yeri kimseyi şaşırtmaz. Hoolahan ise yaptığı 5 asiste rağmen sahibine ekmek yedirmiş diyemeyiz. Albrighton da ilk 2 hafta yaptığı asistle hala cilalanarak hocası tarafından paketlenmeye çalışılıyor. Bilemeyiz, belki yiyen çıkar.
Gol krallığında ikinci, kaleyi bulan şut sayısında da lider olan Aguero'nun getirdiği toplam puan (72,69) ise 8 maçta yapmış olduğu 6 BCC yüzünden, Mahrez (154,88) ya da Payet'in (150,54) yarısı kadar bile değil.
BCC. Ekmek. Adeta asistten kıymetli. İlk 4 sıradaki oyuncunun ikisi Levent'te ikisi Mutlu'da. Beşinci sıradaki Howson, eski talebemiz, her maç banko oynamasına rağmen çöplükte geziyor. Ama sorsan hepsi her şeyi çok iyi biliyor...
2 hafta önce Watford - Crystal Palace maçını izlerken birçoğumuz "Lan ne yaptı da bu kadar puan aldı bu Cabaye" dediğimizde hakkını vermek lazım, Orçun çok doğru bir hususu hatırlatmıştı. Tablo ortaya çıktıktan sonra daha net anlaşıldı. Cabaye (ve Amavi) tam bir tackle won ve interception canavarı. Amavi ise duels won kategorisinde de lider. Defanslar arasındaki sıralamada ilk beşte olmamasının sebebi ise Aston Villa'da oynuyor olması.
Lucas Leiva pek azımızın beğendiği bir oyuncu. Ancak ilk iki maçta oynamadan ve kalan maçların sadece 2 tanesinde 90 dakika sahada kalarak tackle won kategorisinde sıralamaya girmiş durumda. Yeni hoca Klopp ile takımda yer bulup bulamayacağı muallakta olsa da 7,41 ortalamasıyla "tackle won"u eksik takımlar için uygun bir claim opsiyonu olabilir. 
Cazorla da yapmış olduğu 5 BCC ve maç başına yapmış olduğu yaklaşık 75 isabetli pas ile geçen sene olduğu gibi bu sene de yatırımcısının yüzünü güldürmeye devam ediyor. Bu sene orta sahaya biraz daha yaklaşmış olsa da puan getirecek hareketleri iyi biliyor.
Über golcü Gomis maç başına 2,37 ofsayt sayısıyla en yakın rakibine fark atmış durumda. Bunu oynatabilmek için çöpe Vardy bırakan arkadaşı tebrik ediyorum. Ama ezkaza talip olsan karşılığında Kolarov istenir. Sene ortasında Mutlu'ya logo değiştirtmesini bekliyorum.
Vardy dedik durduk. Aerials lost ve duels lost kategorilerinde ilk sırada. İşte bunlar hep eksi. Ve bunlara rağmen şu ana kadar en çok puan getiren forvet. Yakaladı mı affetmiyor. Dibe demir atan Zafer'in de tek umudu, can simidi. İnşallah Zafer oralardan sıyrılmaya çalışırken açık sularda simidini patlatmazlar.
Büyük başın büyük derdi olur derler. Nam-ı diger BCM.Toplasan dört maçlık süre kadar bile sahada kalmayan Giroud yapacağını yapmış. Belki de Wenger de Fantrax oynuyor, bilemeyiz. Ama tav olduğu ve ilk onbirden kestiğini biliyoruz. Sahibi olan ortim ise hala umutlu, Wenger bir süre sonra tekrar kadroya alır diye satmıyor. Ben de aynı fikirdeyim; tekrar kadroya gireceğini ve BCM'lerine kaldığı yerden devam edeceğini düşünüyorum.
Sanchez ve Coutinho çektikleri şutların yarısından fazlasını bloklattırarak rekora koşuyor. Gördüğü yerden yağlayan topçuyu severiz ama o topun geçmeyeceğini bile bile şut çektiği zaman da kolçakları kemiriyoruz ekran başında.
İtiraf etmek gerekirse kaleye Gomes'i alırken ne Watford'un ne kendisinin böyle bir performans göstereceğini bekliyordum. Ama sağolsun bizi o kategoride şimdilik liderlik pozisyonuna oturttu. Hart tamam. Cech? O daha da tamammış. Bereket hocası hangi hafta kimi kaleye koyacağını pek bilemiyor. Howard geçen seneki gibi değil, Everton da tabi. Ancak laneti hala sürüyor. Geçen seneden kalan şöhretinin saldığı korku Mutlu'yu etkilemiş olacak ki Howard 57 puan getirmişken Mutlu kalecilerden 8 haftada sadece 9 puan alabilmiş. Zafer ise "1" ortalamayı bile yakalayamayarak şimdilik kırılması zor bir rekora imza atmış görünüyor. Halbuki öğrencisi Myhill 45 puan getirmiş. Bakalım yeni hocası ile aynı performansı göstermeye devam edebilecek mi. 
Bu yazıda Orçun'u bir kere övdük, onu hemen dengelememiz lazım. Sene başında kalecilerine çok güvendiğini ve 13 ortalama tutturacağını beyan eden Orçun henüz 3,5 ortalamayı görebilmiş değil. Bol keseden sallamayı huy edinmiş biri için bile talihsiz sayılabilecek bir açıklama olarak değerlendirmiştik, yanıltmadı. Ama çok çalışırsa sezon sonunda belki O da şirinleri görebilir, di mi Boruc? 

Fantrax Premier League 8. Hafta Puan Durumu

İngiltere Premier Liginde 8 haftayı geride bıraktık. Lig başlamadan önce yapmış olduğumuz draftlar ve her hafta free agent'ta bulunan oyunculardan büyük umutlarla yapmış olduğumuz birer ikişer claim/droplar sonucunda kurmuş olduğumuz kadrolardan almış olduğumuz puanlar aşağıdaki tabloda yer almakta. 


Tablo hangi menajerlerin hangi kategoriden kaç puan aldığını gösteriyor. Veriler Fantrax sitesinden alınmış olan ve kolaylıkla ulaşılabilecek veriler. Ancak her kategorinin altında yer alan ve üç farklı ok rengiyle birlikte verilen sayılar nedir? Hemen açıklayayım. O kategoride en yüksek puanı almış olan menajer ile en düşük puanı almış olan menajer arasındaki puan farkı. Yani tablonun sadece renklendirilmesi tam olarak fikir vermeyebilirdi. Bu şekilde hangi kategorinin daha fazla önem arz ettiği, sıralamanın oluşmasında daha kritik bir yerde durduğunu rahatlıkla görmemiz açısından ekledim. İsminizin olduğu sırada kırmızı sütunlar sizi hemen paniğe sürüklemesin. Belki de genel sıralama puanı içindeki değeri %100'de 1 bile olmayabilir. Hemen hemen tüm menajerler bazı kategorilerde çok iyi, bazılarında ise çok kötü puanlar almış. Tabi genel puan sıralamanın oluşmasında bu kategorilerin önem sırası etkili oluyor. Önem sırasını ise toplam alınan ortalama puan (683,62) üzerinden oranlayarak aşağıdaki tabloda aktarmaya çalıştım. Ağırlığı mühendislerden oluşan bu grup için metodoloji üzerinden bu kadar açıklama yapmak ne kadar doğru bilemem ama ben ve benim gibi sözelcileri de dikkate almam gerekiyordu. Çünkü biliyorsunuz bizim için ingiliz-irlandalı (k*rt ingiliz), katolik-protestan, mbokani-naismith ayrımı gözetmeksizin herkese eşit mesafede durmak çok önemli. 

Bu yazıyı burada sonlandırıp kısa süre içerisinde göndereceğim birkaç yazıda  tabiri caizse minik bir SWOT analizi yaparak menajerlerin güçlü ve zayıf yönleri, hangi bölgelere ne tip adamlarla takviye yapmaları gerektiği, kategorilere göre en çok ve en az puanı getiren futbolcular konusunda yolunuza az da olsa ışık tutmayı planlıyorum. Esen kalın.  


8 Eylül 2015 Salı

Eric the King (Fantasy Premier League) - August


Takım Seçimi
Kategorilere Göre Puan Dağılımı
Pozisyona Göre Puan Dağılımı
Evsahibi/Deplasman

Eric the King (Fantasy Premier League) - Week 4

Takım Seçimi
Kategorilere Göre Puan Dağılımı
Pozisyona Göre Puan Dağılımı
Evsahibi/Deplasman

Eric the King (Fantasy Premier League) - Week 3

Takım Seçimi
Kategorilere Göre Puan Dağılımı
Pozisyona Göre Puan Dağılımı
Evsahibi/Deplasman

Eric the King (Fantasy Premier League) - Week 2

Takım Seçimi

Kategorilere Göre Puan Dağılımı
Pozisyona Göre Puan Dağılımı
Evsahibi/Deplasman